Teknolojik Devrimin Toplumsal ve Kültürel Hayattaki Yansımaları - Sonsuzluk X

Teknolojik Devrimin Toplumsal ve Kültürel Hayattaki Yansımaları

Teknolojik Devrimin Toplumsal ve Kültürel Hayattaki Yansımaları

Teknoloji artık ortalama hayallerin ötesinde ilerliyor. Geleceğin bize getireceğini tahmin ettiğimiz kolaylıklar, belki de çoktan bulunmuş ve üretime geçmeyi bekliyor olabilir. J. Walter Thompson Intelligence adlı inovasyon kuruluşunun 2017 yılı için yayınlanan öngörüleri arasında toplumsal ve kültürel hayata ilişkin de pek çok teknolojik yenilik yer almakta.

Bunlar arasında en dikkat çekenleri yeni bir meslek olarak ortaya çıkan deneysel teknoloji uzmanlığı, sivil toplum çalışmaları ve kadınlara yönelik uygulamalar diyebiliriz. Teknolojinin kültürel hayattaki yerinin yalnızca televizyon ve sinemadan ibaret olabileceğini düşünüyorsanız, fikrinizi değiştirebilecek birkaç gelecek öngörüsünü sizler için derledik.

Yeni Bir Meslek Doğuyor: Deneysel Teknoloji Uzmanlığı

Günümüzün tüketim alışkanlığı bir ticari ürüne sahip olmaktan, bir yaşantıya sahip olmaya doğru evriliyor. Çağın gerisinde durmak istemeyen markalar içinse, bu yeni alışkanlık, yeni bir yatırım alanına dönüşmüş durumda. Bu yeni olgu, bizi deneyim teknolojisi ve bu yeni teknolojiyi sunan deneysel teknoloji uzmanı kavramı ile tanıştırıyor.

Bunun ilk örneği olarak, HP markası New York’taki üç günlük Panaroma müzik festivalinde  “The Lab” denilen dijital deneyim platformunu kurdu. Festival katılımcıları, dijital sanat enstalasyonları ile kendilerini ifade etme ve teknoloji yardımıyla bir iz bırakma fırsatı yakaladılar. Bu eşsiz deneyimin yaratıcıları arasında Dave & Gabe, Gabriel Pulecio ve Zachary Lieberman gibi deneysel teknoloji uzmanları yer aldı.

Duyguları artıracak veya tetikleyebilecek deneyimler yaratmak için teknoloji kullanarak enstalasyon oluşturma etkinlikleri artık pek çok festivalde kullanılıyor. South by Southwest 2016 festival organizasyonu sırasında bisiklet sporcularının egzersiz deneyimini arttırmak ya da fotoğraf paylaşan katılımcıların anılarını, ses ve koku uyaranlarıyla arttırarak yansıtmak için oluşturulan enstalasyonlar bunların en bilinenleri arasında yer alıyor.

Peki, bu deneyim teknolojisi kavramı neden gelecek vaat ediyor? Çünkü insanlar artık ilham veren, zevkli ve duygusal açıdan yankı uyandıran teknoloji odaklı deneyimlere akın ediyor. Bunun için, siz de festival organizasyonlarınızda izleyicileri, unutamayacakları dijital bir geziye çıkaracak bir deneyim yaşatmak için bir deneysel teknoloji uzmanı tutabilirsiniz.

Silikon Vadisindeki Sivil Toplum Çalışmaları

Bu aralar Silikon vadisindeki ar-ge faaliyetleri sivil toplum alanında yoğunlaşıyor. Silikon Vadisinin şirketleri hedeflerini büyüterek, dikkatlerini eğitim, sağlık ve ulaşım sistemleri gibi sivil toplum alanlarına çevirmiş bulunmakta. Jeff Bezos, kendi nakliye altyapısını oluşturuyor, Mark Zuckerberg bir okul inşa ediyor ve Google’ın bağımsız şehir planlama girişimi olan Sidewalk Labs, kentsel sorunları çözmeye çalışıyor. Dahası, yakın bir gelecekte toplu taşımada Hyperloop denilen ve hızlı treni de aşarak, ses hızına yaklaşan ve havada ilerleyen kapsüllerle tanışabiliriz. Öte yandan, Mars cephesinde Elon Musk, uzay taşımacılığı şirketi SpaceX aracılığıyla Mars’ı kolonileştirme hedefi üzerinde çalışıyor. Silikon vadisinin gelişimi, tüketime dönük uygulamalardan inovasyona doğru geniş bir ölçekte ilerliyor ve sektörlere yeni bir bakış açısıyla yaklaşıyor.

Kadınsılığın Tabuları Yıkılıyor

Son yıllarda kültürel söylem üzerine yenilikçi yaklaşımlar daha çok, kadınsılığın tabu unsurlarının ön plana alındığı tartışmalara odaklanmakta. Örneğin, mensturasyon, vücut tüyleri ve sair konular ile ilgili tartışmalar artık küresel ölçekte tartışılıyor.

Öyle ki, Çin ve Hindistan gibi nispeten muhafazakâr toplumlar bile bu tartışmanın içerisinde yer alıyor. Bu kırılmanın en can alıcı örneklerinden birisi, Rio Olimpiyatlarında yaşandı. Çinli yüzücü Fu Yuanhui, bir yarış sonrası verdiği röportajda muhabire, başlayan periyodu nedeniyle zayıf ve yorgun düştüğünü, bu nedenle iyi yüzemediğini söylemesi Batı kamuoyunda bile çok tartışıldı.

Çin’de kadın hijyen ürünlerinin reklamlarının, izlenme yoğunluğu olan saatlerde yayınlanması hala yasak. Ancak, bu yıl Çin’in ilk yerli tampon markası Danbishuang kuruldu. Öte yandan, bir diğer tampon markası Femme’nin üst grubunda yer alan Yoai’ye göre, mensturasyona ilişkin algının hor görmek yerine pozitif bir bakış açısına, muhafazakârlıktan çağdaş kadın kimliğinin simgeselleşmesine doğru kayması umuluyor. Pearlfisher markası da tamponu birinci sınıf bir teknolojik ürün olarak tanımlıyor ve tampon kullanımına ilişkin utancı dağıtmayı hedefliyor.

Sosyal medya, tüm dünyada aktivistliği bu denli yüceltirken, toplumsal ve kültürel hayatın bu ilerlemeden ilham almaması düşünülemez. Görüldüğü gibi, yeni kuşağın değişim talebine yanıt veren markalar, pazardaki bu boşluğu çabucak doldurabiliyor.

No Comments Yet

Leave a Reply

Your email address will not be published.