Özgüvenimizi Artırmanın 7 Yöntemi - Sonsuzluk X

Özgüvenimizi Artırmanın 7 Yöntemi

Özgüvenli olabilmek herkes için kolay bir iş değildir. Kimileri içine kapanık, sessiz olabilir ve potansiyelini dış dünya’ya gösteremeyebilir. Özgüven eksikliği olan insanlar genellikle konuşkan ve girgin kişilere imrenirler. Özgüven, sadece insanın dış dünya ile olan ilişkisini değil kendi kişisel hayatını da etkiler. Mesela bir fikriniz var, ama bırakın cesaret etmeyi, gerçekleştirmeyi düşünmezsiniz bile. Yapamayacağınızı düşünürsünüz. Ama aslında bunların hepsi psikolojimizin bir aldatmasıdır. Tek ihtiyacımız olan biraz kendimize güvenmek. Peki, bu nasıl mümkün?

İşte size özgüven kazandıracak 7 yöntem:

Özgüvenimizi Artırmanın 7 Yöntemi

1. Kendini İnançlarınızı Keşfedin

Çocukken tüm dünyayı ele geçirebileceğimizi sanırız. Ama nasıl oluyorsa bu his ve şevk yetişkinlik sürecine giderken yavaş yavaş kaybolur. Ailemiz, öğretmenlerimiz, çevremiz kendi inançlarını ve düşüncelerini bize dayatırlar.

Kendinizi farklı durumlarla karşı karşıya kalmaya zorlayarak, olaylar karşısında kendi öz düşüncenizi bulmaya çalışın. Beyninizin zincirlerini kırın. Etki ve baskı altında kalmayın. Sadece iç sesinizi dinleyin. Böylelikle kendi benliğinizi daha iyi tanıyacaksınız. Kendinizi tanımadan özgüven kazanmak oldukça zor olacaktır.

2. Düşünce ve gerçek ayrımını unutmayın

İç sesinizi dinlerken kendi beyninizin kölesi olmayın. Bir olay yaşadığımızda beynimiz onu kendi algı süzgecinden geçirir. Bu yüzden yaşananları tüm gerçekliği ile değil beynimizin istediği gibi hatırlarız.

Peki bunun kötü yanı nedir? Eğer zaten özgüvenimiz az ise bazı durumlarda benzer kötü yaşanmışlıkları hatırlayıp o konu karşısında kendimize güvenimiz iyice azalır. Aslında daha önceki olaylar o kadar kötü olmasa da veya başarılı ve iyi diyebileceğimiz olaylar bulunsa da beynimiz bunu bize çaktırmaz. Bu yüzden daha realisttik olmakta fayda var. Ayrıca daha önceki deneyimlerinize gidip daha doğru bir bakış açısı kazanmayı deneyebilirsiniz. Diğer bir yol ise başka insanlarla konuşup değişik görüş açıları dinlemek beyninize meydan okumak anlamına gelecektir.

3. Kendi kendinize konuşun

Bu yöntem kulağa biraz çılgınca gelebilir ama işe yarıyor. İnsanın kendi kendine konuşması, onu daha zeki yapar, hafızasını güçlendirir ve odaklanmasına yardımcı olur. Bu yöntem birçok kuruluş tarafından kullanılmaktadır; çünkü kendi kendinize konuşarak zor zamanları atlatabilirsiniz.

Yine beynimizin ürettiği korku gibi duygularla savaşmak için de bu yolu izleyebilirsiniz. İlk başta denemeye çekinebilirsiniz. Ama yılmadan birkaç kez denerseniz işe yaradığını göreceksiniz. Daha sonra kendinizin en iyi motive kaynağı yine kendiniz olacaksınız. Unutmamanız gereken tek bir nokta var: kendinizle konuşurken sürekli olumlu olun. Kendinizle konuşma şekliniz bu konuşmaya gelecek nörolojik cevapları etkileyecektir.

4. Negatif durumlar karşısında bile olumlu düşünün

Olası bir tehdide karşı geliştirdiğimiz korku ve tedbir insanoğlunu binlerce yıl korumuştur. Fakat her farklı ve yeni şey bize bir tehdit teşkil etmez. Bu düşünce biçimi bizi risk almaktan ve yeni şeyler denemekten alıkoyar.

Bunun yanı sıra, daha önce başarısız olduğumuz ve hata yaptığımız konuları tekrar denemekten kaçarız. Bu duruma çözüm bulmak için birkaç yöntem izleyebilirsiniz. Bir olumsuz düşünceye beş farklı olumlu düşünce üretin. Bir sonraki aşamaya geçmeden bir olumlu düşünce üzerine en az 20 saniye odaklanın. Sizde yarattığı hem iyi hem kötü duygularla barışık olun. Negatif düşünceleri bastırmaya çalışmayın. Yavaş yavaş olumlu düşünceyi benimseme çalışın.

5. Merak seviyenizi arttırın

Başarılı ve özgüvenli olmak isteyen herkes için gerekli bir unsurdur merak. Merak sayesinde kişisel gelişimimizi tüm hayatımız boyunca sürdürebiliriz. Sürekli ileriye bakarak ve yeni deneyimler keşfetmeye çalışarak beynimizin kontrolünü elimize almış oluruz.

Sorular sorun. Sorularla beyniniz pasif durumdan aktif hale geçer. Yeni fikirlere daha duyarlı ve açık olursunuz. Size yeni kapılar açar ve yepyeni fırsatlar sunar.

6. Kendinizden şüphe etmeyin

Eğer özgüveniniz az ise, sürekli hayatınız başkalarının denetimi altındaymış gibi hissedersiniz. Kurban mantığı ile düşünürseniz, hayatın önünüze koyduğu engellere karşı dirençli olamazsınız.

FBI ajanlarını örnek alalım. Ajanlar rahat ettikleri ya da başaracaklarına inandıkları yerlere değil, onlara ihtiyaç duyulan yerlere giderler. Her durumda, her yerde, her zaman başarılı olacaklarına inanırlar. Bu tarz bir özgüvene sahip olup kendinize şüphe duymanızı engellemek için savaşmaya hazır olmalısınız. Öncelikle başarılı olamayacağınız alanları tespit edin ve kendinize olan şüpheyi ortadan kaldırarak bu alanlarda başarılı olmak için mücadele edin.

7. Korkularınızla yüzleşin

Eğer kontrol bizdeyse kendimizi rahat hissederiz. Fakat kontrol bizde değilse mantıklı düşünememeye başlarız ve duygusal beynimiz direksiyona geçip kontrolü eline alır. Böylece mantıksız ve gereksiz korkulara kapılıveririz.

Yine FBI ajanslarını ele alacak olursak, onlar daha fazla güvende olmak için kendilerini düşmana yakın tutarlar. Çünkü korkuyu reddetmenin, görmezden gelmenin ve ondan kaçmanın hiçbir manası yoktur.

En güçlü korkunuzu düşünün ve onunla vakit geçirin. Üzerine kafa yorun. Olabilecek en kötü senaryoyu düşünün. Nefes alın ve rahatlayın. Sonucun çok kötü olmadığını gördüyseniz yavaş yavaş korkularınızı yenmeye başlıyorsunuz demektir.

No Comments Yet

Leave a Reply

Your email address will not be published.